Prof. Dr. Akif Turhan Kürüm Kardiyo-Onkoloji

Kısaca: neyden söz ediyoruz?

İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı oluşturduğu yanıtı güçlendirmeyi hedefleyen farklı tedavi yaklaşımlarını kapsar. Bu tedavilerin kalp-damar sistemi üzerindeki etkileri aynı değildir. Kardiyo-onkoloji değerlendirmesinde; kullanılan immünoterapinin türü, tedavi kombinasyonu ve hastanın mevcut kardiyak durumu birlikte ele alınır.

İmmünoterapi sürecinde amaç, olası kardiyak etkileri tedavi başlamadan önce değerlendirmek, tedavi sırasında uygun aralıklarla izlemek ve ortaya çıkabilecek değişiklikleri erken dönemde yönetmektir. Bu yaklaşım, onkoloji ve kardiyoloji ekipleri arasındaki koordinasyonla kişiye özel olarak planlanır.

Kardiyak izlemin amacı immünoterapiyi gereksiz yere kesmek değil; olası bir değişikliği erken fark ederek kanser tedavisinin güvenli ve kontrollü biçimde sürdürülebilmesini desteklemektir.

İmmünoterapinin kalp üzerindeki olası etkileri

İmmünoterapilere bağlı kardiyak yan etkiler nadir görülür; ancak ortaya çıktığında hızlı ve sistematik bir değerlendirme gerektirebilir. Kalp kasında iltihabi etkilenme, kalp zarında değişiklikler, ritim ve ileti sistemi bozuklukları, kalp yetersizliği bulguları ve daha seyrek olarak damar sistemiyle ilişkili tablolar kardiyo-onkoloji izlemi kapsamında değerlendirilebilir.

Klinik değerlendirmede öne çıkan iki nokta

  • Kardiyak etkilenme her hastada görülmez. Risk değerlendirmesi; immünoterapinin türüne, tedavi kombinasyonlarına, tedavi öncesi kardiyak bulgulara ve eşlik eden hastalıklara göre yapılır.
  • Erken dönemde fark edilen değişiklikler daha yakından yönetilebilir. Klinik belirtiler, elektrokardiyografi, biyobelirteçler ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek takip ve tedavi yaklaşımı belirlenir.

İmmünoterapi sırasında gelişen kardiyak bulgular, tedavinin diğer bağışıklık sistemi kaynaklı yan etkileriyle birlikte de görülebilir. Bu nedenle her yeni belirti veya beklenmeyen laboratuvar değişikliği, onkoloji ve kardiyoloji ekipleri tarafından bütüncül biçimde değerlendirilmelidir.

Hangi hastalarda kardiyak değerlendirme önem kazanır?

İmmünoterapi alan her hasta için aynı takip planı uygulanmaz. Prof. Dr. Akif Turhan Kürüm’ün kardiyo-onkoloji yaklaşımında değerlendirme; hastanın klinik özellikleri, uygulanacak tedavi protokolü ve tedavi öncesi kardiyak risk profili birlikte ele alınarak şekillendirilir.

  • Tedavinin türü ve kombinasyonu. Birden fazla immünoterapinin veya kalp-damar sistemini etkileyebilecek diğer kanser tedavilerinin birlikte uygulanması, takip kapsamının belirlenmesinde dikkate alınır.
  • Başlangıç kardiyak durumu. Bilinen kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kalp yetersizliği öyküsü veya başlangıç incelemelerinde saptanan sınırda bulgular değerlendirilir.
  • Eşlik eden hastalıklar ve kardiyovasküler riskler. Hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalığı, koroner arter hastalığı ve diğer klinik özellikler risk değerlendirmesinin parçasıdır.
  • Yeni gelişen klinik veya laboratuvar bulguları. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, ritim değişikliği veya kalp hasarını düşündüren kan değerleri ek değerlendirme gerektirebilir.

Bu başlıklar tek başına bir tanı veya kesin risk göstergesi değildir. İzlem planının sıklığı ve kapsamı, hastanın klinik durumu ile onkolojik tedavi planı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Kardiyo-onkoloji takibinde neler değerlendirilir?

Takip, immünoterapi başlamadan önce elde edilen kardiyak bulgularla başlar. Tedavi sürecindeki kontrollerde amaç, tek bir ölçüm değerini yorumlamak yerine başlangıç bulgularıyla karşılaştırmalı olarak zaman içindeki değişimi değerlendirmektir.

  • Elektrokardiyografi. Kalp ritmi ve elektriksel ileti sistemi hakkında hızlı ve temel bilgi sağlar.
  • Kardiyak biyobelirteçler. Troponin ile gerektiğinde BNP veya NT-proBNP gibi testler, kalp kası etkilenmesi ve kalbin yüklenme durumu açısından değerlendirilir.
  • Ekokardiyografi. Kalbin kasılma gücü, kalp boşlukları, kapaklar ve kalp zarı hakkında bilgi verir; gerekli durumlarda ileri ekokardiyografik ölçümlerden yararlanılabilir.
  • Klinik bulgular ve kan basıncı. Yeni şikâyetler, nabız, kan basıncı ve fizik muayene bulguları takip planının önemli parçalarıdır.

Klinik gereklilik halinde kardiyak MR veya başka ileri incelemeler planlanabilir. Kontrollerin zamanlaması; immünoterapinin türüne, tedavi kombinasyonuna, başlangıç bulgularına ve tedavi sırasında ortaya çıkan klinik değişikliklere göre kişiselleştirilir.

Hangi belirtilerde kardiyoloji değerlendirmesi gerekir?

İmmünoterapi sürecinde yeni başlayan veya giderek artan bazı belirtiler, planlı kontrol tarihi beklenmeden tedavi ekibine bildirilmelidir. Bu belirtiler her zaman kalple ilişkili olmayabilir; ancak kardiyo-onkoloji açısından zamanında değerlendirme gerektirebilir.

Göğüs ağrısı, yeni ya da artan nefes darlığı, belirgin çarpıntı, bayılma veya bayılacak gibi olma, olağandışı yorgunluk, bacaklarda şişlik ve kısa sürede açıklanamayan kilo artışı dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Bu tür yeni veya artan şikâyetleriniz varsa, bir sonraki kontrolünüzü beklemeden tedavi ekibinizle iletişime geçmeniz ve kardiyo-onkoloji değerlendirmesi için bizimle görüşmeniz önemlidir.

Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır. İmmünoterapi öncesinde veya tedavi sırasında kardiyak risk değerlendirmesi gerekip gerekmediği, hastanın tıbbi geçmişi ve uygulanan onkolojik protokol doğrultusunda kardiyoloji ve onkoloji hekimleri tarafından belirlenir. İmmünoterapi sürecinizde kalp sağlığınızla ilgili sorularınız veya yeni şikâyetleriniz varsa, değerlendirme ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İmmünoterapilere bağlı kalple ilişkili yan etkiler nadir görülür. Bununla birlikte kalp kasında iltihabi etkilenme, ritim ve ileti sistemi değişiklikleri, kalp zarında etkilenme veya kalbin pompalama gücünde azalma gibi tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi öncesinde ve tedavi sürecinde kardiyak değerlendirme önem taşır.

İmmünoterapi planlanan hastanın kardiyak durumu, tedavi protokolü ve mevcut riskleri doğrultusunda değerlendirilir. Bilinen kalp hastalığı, ritim bozukluğu, hipertansiyon, diyabet veya daha önce kalbi etkileyebilecek kanser tedavileri uygulanmış olması durumunda kardiyo-onkoloji değerlendirmesi özellikle önem kazanabilir.

Takip planı hastanın klinik durumuna ve uygulanan tedaviye göre kişiselleştirilir. Değerlendirmede elektrokardiyografi, troponin gibi kardiyak biyobelirteçler, ekokardiyografi, kan basıncı ve klinik belirtiler dikkate alınabilir. Gerekli durumlarda kardiyak MR gibi ileri incelemeler de planlanabilir.

Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, göğüste baskı ya da ağrı, belirgin çarpıntı, baş dönmesi, bayılacak gibi olma, alışılmadık halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtiler randevu tarihi beklenmeden tedavi ekibine bildirilmelidir. Bu belirtiler farklı nedenlerle ortaya çıkabilse de kardiyo-onkoloji açısından değerlendirilmesi önemlidir.

Kardiyak bir bulgunun saptanması, immünoterapinin otomatik olarak kesileceği anlamına gelmez. Tedavinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği; bulgunun türü, şiddeti, hastanın genel durumu ve onkolojik tedavi gereksinimi birlikte değerlendirilerek kardiyoloji ve onkoloji hekimleri tarafından kararlaştırılır.

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. Size uygulanacak izlem planı, tedavi protokolünüz ve kardiyak bulgularınız birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Son güncelleme:

İzlem planınızı birlikte kuralım

Tedavi planınızı getirin; kardiyak değerlendirme ve izlem sıklığını buna göre belirleyelim.